İKİNCİ YAŞAMINIZ

KALP KAPAK AMELİYATLARI

Değerli hastamız,

Böyle ciddi bir ameliyat için hastaneye yatmak sizi üzebilir. Özet bilgiler içeren bu kitapçık, kalp ameliyatınıza güvenle yaklaşmanıza yardımcı olmak için hazırlanmıştır. Ameliyat öncesinde ve sonrasında hastanede bulunduğunuz süre içinde, beklentileriniz ve endişeleriniz ile ilgili olacak pratik bilgiler size sunulmaktadır. Ameliyatınıza bilgi ve güven dolu yaklaşımınız, bir an önce iyileşmenize yardımcı olacaktır.

Son yıllarda kalp cerrahisinde çok büyük gelişmeler olmuştur. Ülkemizde her yıl yaklaşık olarak 100,000 açık kalp ameliyatı yapılmaktadır. Kalp cerrahisi çok önemli ve riskli olmasına rağmen, günümüzde kardiyoloji, anestezi ve yoğun bakım bilgilerinin ilerlemesiyle çok başarılı hale gelmiştir.

Hastalar ve yakınlarının böyle bir ameliyata neden gerek duyulduğunu, ameliyatın özelliği ve riskinin ne olduğunu yeteri kadar bilmeleri, aile ve hasta kadar onun tedavisini takip eden doktor ve hemşire kadrosunun da işini kolaylaştıracaktır.

Hasta ve ailesi olarak hastaneye müracaatınızdan itibaren neler yapmanız gerektiğini bilmeniz, yanlışları ve eksikleri önleyebilmek için önemlidir.

Ameliyata neden ihtiyaç duyduğunuzu ve ilgili tüm riskleri, ailenizin ve sizin tam olarak anlamış olması çok önemlidir. Cerrahınızın ekibinde bulunan doktor, tıbbi koordinatör, hemşire ve sekreterler sizlerin sorularını cevaplamaktan mutluluk duyacaklardır. Ameliyatınız ile ilgili aklınızda herhangi bir soru kalmadığına emin olunuz.

Bu kitapçığın, kalbinizin ve sizin için yeni bir başlangıç olan "İkinci Yaşamınız" için yardımcı olacağını umuyoruz.

KALBİNİZE SAĞLIK

NEDEN BİR KALP AMELİYATINA İHTİYACIM VAR?

Size kalp ameliyatı tavsiye edilmesinin nedeni, yapılan tetkikleriniz sonucunda kalbinizde saptanan sorunun tedavisinin ilaç ile çözülmesinin yeterli veya mümkün olmayacağına karar verilmiş olmasındandır. Kapak hastalığınızı yıllardır biliyor olabileceğiniz gibi aniden öğrenmiş de olabilirsiniz. Bilmeniz gerekir ki, açık kalp ameliyatları bugünün olanakları içinde, en güvenli ve en iyi tedavi yöntemlerinden biridir.

Genel durumu ameliyata müsait olmayan (İleri yaş, ağır diyabet, kronik böbrek yetmezliği, morbid obesite) aort kapak hastalarına stent yöntemi (TAVI) ile kapak uygulanabilir.

KAPAK HASTALIKLARI NEDİR

Kalp kuvvetli adalelerden meydana gelen güçlü bir pompadır ve vücutta mevcut olan 5-7 litre kanı sürekli olarak vücutta dolaştırır. Bu bir günde 7.500-8.000 litre kanın pompalanması demektir.

Kalp kapakları dolaşım sistemi içinde akımın tek yönde olmasını sağlayan oluşumlardır (çekvalf). Kalp odacıkları arasında yer alan dört kapak mevcuttur: Aort, mitral, triküspit, pulmoner. Kalp kapaklarında meydana gelen bir darlıktan (stenoz) kanın geçişi zorlaşır, yetmezlikte ise geri doğru kaçar. Bazen darlık ve yetmezlik bir arada olabilir. Her iki durumda da kalp adalesi zorlanır ve kalbin odacıkları genişleyerek kalp büyümesine neden olur. Müdahale edilmez ise kalbin normal fonksiyonları bozulur ve kalp yetmezliği meydana gelir. Kalp kapaklarının biri veya birkaçında saptanan darlık veya yetmezlikler, tamir edilerek (plasti) veya değiştirilerek (replasman) tedavi edilmektedir. En çok mitral ve aort kapaklarda hastalık görülür.

KALP AMELİYATLARI HAKKINDA GENEL BİLGİ

Kalbe ulaşmanın en klasik yolu, göğüs kemiğinin (sternum) ortadan açıldığı yöntemdir. Bazı özel yöntemlerde bu kesilerin boyu ve yeri değişmektedir. Bazı kapak ve ASD ameliyatları 5-6 cm kesi ile (pencere) yapılabilmektedir.

Kalp ameliyatında birinci aşama, ameliyat sırasında kalp ve akciğer arasındaki kan akışını bir makineye (kalp-akciğer makinesi) bağlayarak kalbi durdurmaktır. Koroner bypass ameliyatlarının bir kısmı çalışan kalpte (beating heart, offpump) yapılabilmesine rağmen kapak ameliyatında kalp mutlaka durdurulmak zorundadır.

Kalp Akciğer Pompası

Açık kalp ameliyatlarında kullanılan kalp-akciğer makinesi

KAPAK AMELİYATLARI

Kalbin pompa görevini normal olarak yürütebilmesi için kapakların tam olarak açılıyor ve kanın ileri yönlü akışına müsaade ediyor olması, sonra tam kapanarak geri kaçırmaması gerekir (çekvalf).

Kapaklarda genel olarak iki türlü hastalıktan dolayı cerrahi müdahale gerekmektedir:

  1. Darlık (Stenoz): Kapağın daralması

  2. Yetersizlik: Kapağın tam kapanmaması

Bazen aynı kapakta hem darlık hem de yetmezlik bulunabilir. Kapak ameliyatlarında, hastalıklı kapağa ulaşmak için cerrah kalbi açıp içine girmek zorundadır. Bu durumda hastayı mutlaka kalp akciğer makinesine bağlayarak kalbi durdurmak gerekir.

Kapak Hastalarının Yakınmaları

Önceleri egzersizler sırasında ortaya çıkan çabuk yorulma ve nefes darlığı ileri safhalarda istirahat halinde de olmaya başlar. Ayaklarda ödem, gece sırtüstü yatamama ileri safhanın işaretidir. Bazı hastalarda hiçbir belirti yokken rutin bir doktor muayenesinde kalpte üfürüm duyulması ile ortaya çıkabileceği gibi mitral korda rüptürü gibi aniden de ortaya çıkabilir. Kesin tanı ekokardiyografi (ECHO) ve kateter (anjiyografi) tetkikleri ile konulur.

Bazen ameliyat gerektirecek kadar ciddi kapak rahatsızlıklarının varlığında (aort darlığı) bile hastanın hiçbir şikâyeti olmayabilir. Bazı hastalarda ise 2 hatta 3 kapak sorunu bir arada bulunabilir. Kapak ve koroner sorunu beraber bulunan hastalarda, her iki ameliyatın aynı anda yapılması gerekmektedir.

KALP KAPAKLARININ TAMİR YÖNTEMLERİ

En sık tamire ihtiyaç duyulan ve yüz güldürücü sonuçlar alınan kapaklar, sağ kulakçık ve karıncık arasındaki "Triküspid Kapak", sol taraftaki ise "Mitral Kapak" tır.

Her kapağı tamir etmek mümkün değildir. Romatizmal hastalıklar nedeniyle ortaya çıkan kapak hastalıklarında kapak dokusunda gelişen aşırı kireçlenme tamir imkanını kısıtlar. Bunun yanında bazı hastalarda kapak halkasının genişlemesi ya da kapağın bir bölümünde sarkma (prolapsus), korda (iplikçik) uzaması veya kopması gibi sebeplerden ortaya çıkan kapak yetersizliklerinde ise çok başarılı sonuçlar alınmaktadır. Son yıllarda romatizmal olmayan mitral ve triküspit kapaklarda mitral klip ve triküspit klip (mandallama) başarı ile uygulanarak ileri yetmezlikler azaltılabilmektedir.

Bu ameliyatlarda cerrah, hastalıklı kapağı, yapay bir kapak ile değiştirebileceği gibi (replasman), özellikle mitral ve triküspit kapaklarda öncelikle tamir (plasti) yapmayı arzu eder. Uygulanacak olan ring tamirin başarısını artırır. Her zaman hastanın kendi kapağının bir protez kapaktan daha iyi olacağı kabul edilir. Kapak tamirlerinde hedeflenen dayanıklılık süresi 10 yıl ve ötesidir. Ameliyat sırasında yemek borusu içerisine yerleştirilen "Transözefajial Ekokardiografi" (TEE) cihazı ile tamir edilen kapak ameliyat sonlandırılmadan detaylıca değerlendirilebilmekte, başarılı bir tamir yapıldığına karar verilirse ameliyat sonlandırılmaktadır.

Kapak tamir operasyonu sonrası müdahale edilen kalp içi bölgedeki dikiş uçları ve tamiri desteklemesi için yerleştirilen "Ring" adı verilen halka şeklindeki protezin üzerinin doku ile kaplanması için 3 ay Coumadin (Warfmadin) kullanmaları yeterli olur. (Atrial fibrilasyonu olan hastalar ömür boyu)

KALP KAPAKLARININ DEĞİŞTİRİLMESİ

Kapak ameliyatında temel prensip, normal fizyolojide mevcut olan tek yönlü akımı (çekvalf) sağlamaktır. Bu amaçla metal ve doku (biyoprotez) kapaklar kullanılmaktadır. Metal kapak taşıyan hastaların, pıhtılaşmayı önleyen, Coumadin (Warfmadin) isimli ilacı ömür boyu kullanmaları gerekmektedir. Doku kapak taşıyan hastaların ise sadece 3 ay Coumadin (Warfmadin) kullanması yeterli olmaktadır. Bu nedenle doğum yapmak isteyen genç kadınlar ve Cooumadin (Warfmadin) kullanmakta zorlanacak ileri yaş hastaları için doku kapaklar tercih edilmektedir. Coumadin'in düzenli olarak kullanılmadığı durumlarda metal kapakta pıhtı oluşma riski vardır. Bu ilacın etkisini değerlendirmek için kardiyolog doktorun belirleyeceği sıklıklarla ve en az ayda bir defa kan tahlili (INR) yapılmalıdır. Evde kullanılabilen INR test cihazlarını öneriyoruz. Önceki yıllarda metalik kapaklar çok sessiz ortamlarda işitilebilen kapak sesi günümüzde kullanılan kapaklarda en az seviyededir.

Metal kapaklar çok uzun süre dayanabilmesine rağmen, doku kapaklarının 10-15 yıl içinde bozularak değiştirilmesi gerekebilir. Doğum yapmak isteyen genç kadınlar anne olabilmek için ikinci bir ameliyatı baştan göze almaktadırlar.

Hangi cins kapak kullanılması konusunda cerrahınız seçim yaparken genel durumunuzu, yaşınızı, kadın hastalarda doğum yapma isteğini göz önüne alarak karar verecektir.

RİTİM BOZUKLUKLARININ CERRAHİ TEDAVİSİ (ABLASYON)

/mnt/user-data/uploads/1776609519849_RF_Ablasyon_cihazı.jpg/mnt/user-data/uploads/1776609519849_Kriyoablasyon_cihazı.jpg

Özellikle Mitral kapak fonksiyon bozukluklarıyla birlikte ritim bozuklukları bir arada görülebilmektedir. Kalbin kulakçık seviyesinden kaynaklanan Atrial Fibrilasyon ve Atrial Flatter" adı verilen bu ritim bozuklukları inme sebebi olabilmektedir.

"Ablasyon" adı verilen bu işlemde radyofrekans, ultrason veya kriyoablasyon yöntemleriyle bu ritim bozukluklarını yüzde 80-90 oranında ortadan kaldırmak mümkündür. Ekibimizin 30 yıllık bir tecrübeye sahip olduğu bu yöntem, yüzlerce hastada başarıyla uygulanmıştır. Aynı işlemi (Ablasyon) kardiyologlar da ameliyat olmayan hastalara katater yöntemi ile uygulamaktalar.

Ablasyon Öncesi

/mnt/user-data/uploads/1776609519850_EKG_1_Preop.jpg

Ablasyon Sonrası

/mnt/user-data/uploads/1776609519849_EKG_4i_yirmibeşinci_gün.jpg

Ablasyon işlemi başarılı olduğu taktirde kalbin performansı ciddi olarak artmakta, ayrıca metalik kapak kullanılmamışsa kan sulandırıcı ilaç kullanımı gerekmemektedir.

Ablasyon işlemi sonrasında çok nadiren (%1,3) kalp pili (pacemaker) takılması gerekebilir.

AMELİYAT HAZIRLIKLARI

Bütün tetkikleriniz tamamlanıp size ameliyat olmanız tavsiye edildikten sonra, ameliyat hazırlıklarınıza başlanacaktır. Çoğu hastanın kalp ameliyatı için acil yatışına gerek duyulmamaktadır. Bununla birlikte ameliyat sıranızı beklerken durumunuzda meydana gelen değişiklikleri (göğsünüze gelen ağrı veya nefes darlığınızda artma gibi) kardiyolog doktorunuza, cerrahınıza veya asistanımıza hiç tereddüt etmeden haber veriniz. Özel durumlar dışında, planlanan ameliyat tarihinden bir gün önce hastaneye yatacaksınız.

Bütün kan tetkikleriniz güncelleştirileceği için hastaneye aç karnına geliniz. Ayrıca akciğer filmi ve karotis doppler tetkikiniz yapılacaktır.

AMELİYAT GÜNÜNÜ BEKLERKEN YAPMANIZ GEREKENLER

Sigara: Eğer sigara içiyorsanız hemen bırakmanız gerekmektedir. Sigaranın akciğerlerinize verdiği zararı en aza indirmek için tedavi görseniz de sigara içmeyen kişilere göre akciğerlerinizde problem yaşama riskiniz daha yüksektir. Ameliyatınızdan sonra da kesinlikle sigara içmeyiniz. Bu dönem sigarayı bırakmanız için son fırsattır.

Kilo kontrolü: Eğer aşırı kiloluysanız, ameliyatınızdan önce mümkün olduğu kadar diyet yaparak kilo vermeniz gerekmektedir. Aşırı kilolu olan (vücut kitle indeksi- VKI 35 ve üzeri) hastalarda ameliyat sonrası komplikasyon oluşma riski, normal kilodaki hastalara göre daha fazladır.

Kan Sulandırıcı İlaçlar: Ameliyat tarihinize karar verildiği zaman kardiyolog veya cerrahınız tarafından kan sulandırıcı ilaçlarınızı (Plavix, Pingel, Karum, Diloxol, Coumadin (Warfmadin), Brilanta, Xarelto, Effient vb.) ameliyattan ne kadar zaman önce bırakmanız gerektiği konusunda bilgilendirilecek, bu süre içinde enjeksiyon şeklinde kan sulandırıcı kullanacaksınız.

Diş Muayenesi: Diş köklerinizde enfeksiyon ve ağzınızda çürük dişlerin bulunması, ameliyat sonrasında genel bir enfeksiyona neden olabilir. Kapak ameliyatlarından önce mutlaka, koroner bypass ameliyatlarında ise, eğer cerrahi ekip gerek görürse, bir diş hekiminin sizi muayene etmesi gerekmektedir.

HASTANEYE GELİRKEN YANINIZDA GETİRMENİZ GEREKENLER

  • Her ne kadar tıbbi bilgileriniz e-nabız veya e-devlet dosyanızda bulunsa da daha önceki tıbbi geçmişiniz ile ilgili elinizde olan tüm belgeleri getiriniz.

  • Kullanmakta olduğunuz ilaçlara ait bir liste veya İlaçlarınızı getiriniz.

  • Kullanmakta olduğunuz diş protezi, gözlük, işitme cihazı gibi gereçler ameliyat süresinde yakınlarınızda kalacak, yoğun bakımda kaldığınız süre içerisinde ihtiyaç halinde size verilecektir.

  • Uyku apnesi olan hastalarda ameliyat sonrası dönemde kullanmak üzere uykuda solunum destek cihazınızı yoğun bakımda kaldığınız süre içerisinde kullanmanız gerekebilir.

HASTANEDE OLDUĞUNUZ SÜRE İÇİNDE SİZİNLE İLGİLENECEK OLAN EKİP

Cerrahi Ekip: Ameliyatınızı gerçekleştirecek olan cerrah ve yardımcıları sizi ameliyatınızdan önceki akşam ziyaret ederek ameliyatınız hakkında bilgi verecektir. Ameliyatınızı gerçekleştiren ekip, ameliyat sonrasında da cerrahi sorunlarınızı izleyecek ve kardiyolog, koordinatör, fizyoterapist, eğitim hemşireniz ve servis hemşireniz ile devamlı temas halinde olacaktır.

Kardiyolog: Ameliyattan önceki hazırlıklarınız ve cerrahi yoğun bakımdan servise transfer olduktan sonraki tedaviniz kardiyolog doktorunuz tarafından düzenlenecektir.

Anestezist: Ameliyat sırasında sizi uyutacak olan anestezi ekibinden bir doktor, ameliyattan önce sizi ziyaret ederek anestezi ve yoğun bakım konusunda bilgi verecektir.

Fizyoterapist: Fizyoterapi uzmanı, klinik durumunuza göre ameliyatınızdan önceki gün veya sonrasında büyük önem taşıyan nefes alıp verme ve öksürmeyle ilgili teknik bilgileri size öğretecektir.

Hemşire: Ameliyatınızdan önce ve sonra serviste, yoğun bakımda bulunduğunuz süre içinde konularında özel olarak eğitilmiş olan bir hemşire kadrosu tarafından izleneceksiniz.

HASTANEYE YATTIKTAN SONRA

Tıraş: Ameliyattan önceki akşam, erkek hastaların ameliyat ile ilgili bölgeleri, hastane berberi tarafından elektrikli makine ile tıraş edilecektir. Kesinlikle göğüs ve bacak tıraşınızı kendiniz yapmayınız

.

Banyo: Ciltten kaynaklanan enfeksiyon riskini azaltmak için ameliyattan önceki akşam mutlaka banyo yapacaksınız. Banyo sırasında kullanmak üzere size özel antiseptik solüsyonlar verilecektir.

Açlık: Ameliyattan 6 saat öncesinde mutlak açlık gerekmektedir. Eğer ameliyatınız sabah erken olarak programlanmış ise gece 24:00'ten itibaren hiçbir şey yemeyiniz ve içmeyiniz.

Lavman: Ameliyattan önceki akşam yatmadan önce basit bir lavman yapılması ameliyat sonrası rahat olmanız için gereklidir.

Uyku: Ameliyattan önceki gece rahat uyumanız için bir ilaç verilecektir.

Ameliyathaneye Gidiş: Ameliyathaneye götürülmeden hemen önce verilen bir ilaç iyice rahatlamanızı sağlayacaktır. Ameliyathane ekibi hazır olduğunda, sizi bir hemşire eşliğinde sedye ile ameliyathaneye alacaklardır. Ameliyat bittikten sonra cerrahi ekip ailenizi arayacak ve onlara bilgi verecektir.

YOĞUN BAKIM ÜNİTESİ

Yoğun bakımda hasta solunum aletinden ayrıldıktan sonra bir aile yakını yoğun bakıma alınarak kısa bir görüşme sağlanacaktır.

Yoğun Bakımda kaldığınız süre içinde sorumlu hemşire veya koordinatör ailenize bilgi verecektir. Yoğun bakımdaki kalış süresi ortalama olarak 1-3 gün arasında değişmektedir. Bu süre içinde (özel bir durum olmadıkça) yakınlarınızın hastanede beklemeleri ya da sık sık telefon etmeleri gerekmemektedir.

Yoğun bakımda olduğunun ilk gün su kısıtlamanız olabilir. Mide-/barsak hareketleriniz başladıktan sonra rahatlıkla su içebileceksiniz.

YOĞUN BAKIM ÜNİTESİNDE BULUNAN ALETLER

Solunum Aleti: Yoğun bakıma geldikten sonra ağrınız olmaması için bir süre derin olarak uyutulacaksınız. Uyuduğunuz bu süre içinde ağzınızda bulunan bir hortum aracılığı ile solunum cihazına bağlı olacaksınız. Bu hortum ağzınızda bulunduğu süre içinde konuşamayacaksınız, panik olmanıza gerek yoktur.

Monitör: Tamamen uyandığınızda yatağınızın etrafındaki elektronik cihazların sayısını görünce şaşırabilirsiniz. Monitörler aracılığı ile kalp atışınız, kan basıncınız ve diğer önemli bilgiler takip edilmektedir. Etraftan duyacağınız alarm sesleri ile ilgilenen bir görevli her zaman vardır.

Drenler: Uyandığınızda, göğsünüzden çıkan iki veya üç hortum olduğunu fark edeceksiniz. Bu hortumlar ameliyat sahasında (kalbin etrafında) biriken kanları dışarı almak için konulmuş özel drenlerdir ve muhtemelen ameliyatın ertesi günü çıkartılacaktır.

Pace teli: Ameliyat sırasında kalp üzerine, ameliyat sonrası kalp hızında düzensizlik olur ise pacemaker (kalp hızı düzenleyici) cihazına bağlanarak kullanılmak üzere bir veya iki adet pace teli yerleştirilir. Bu teller 3-4 gün sonra çok basit şekilde yatağınızda iken alınır.

Serumlar: Kolunuzdan ve boynunuzdan giren kateterler aracılığı ile size sıvı ve kan verilmektedir.

İdrar sondası: Ameliyat sonrasında her hastanın idrar miktarını takip edebilmek için idrar sondası bulunmaktadır. Yanıltıcı bir şekilde idrar yapamıyor hissedebilirsiniz, telaş etmeyin. Sondanız özel durumlar dışında 48 saat sonra çıkartılacaktır.

SERVİSE GELDİKTEN SONRA

Servise geldiğiniz ilk günden itibaren yan yatmanızda bir sakınca yoktur. Servise geldiğiniz ilk gün devamlı oksijen almanız gerekli olacak ve zaman zaman gerekli olacaktır. Serviste bulunduğunuz süre içerisinde yakınlarınızın ziyaret kısıtlamasına enfeksiyondan korunma amacıyla özen göstermeleri çok önemlidir. Serviste bulunduğunuz süre içerisinde yanınızda kalması için bir refakatçiye izin verilecektir.

Ameliyat sonrası yaşayabileceğiniz uyku sorunu için öneriler:

  • Nekahet döneminde yarım saatlik-bir saatlik öğlen uykusu gerekir.

  • Gündüz fiziksel aktivitelerinizi artırın.

  • Yatış kalkış saatlerinizde düzenleme yapın.

  • Uyku düzeninizi sağlayamazsanız psikiyatrik yardım alabilirsiniz.

Tuvalet alışkanlığı: Eğer servise geldikten iki gün sonra büyük abdest yapmadıysanız, servis hemşirenize bilgi veriniz.

Fizyoterapi: Ameliyat sonrasında hemen hemen her hastanın akciğerlerinde atılması gereken sekresyon (ifrazat) oluşmaktadır. Bu nedenle ağrılı olmasına rağmen, fizyoterapistin öğrettiği gibi derin nefes almanız ve öksürürken küçük yastığınız ile göğsünüze bastırmanız gerekmektedir.

Beslenme: Artık bol su ve sulu gıdalar (çay, ıhlamur, ayran, komposto vb.) içerek yavaş yavaş normal beslenmeye geçmeniz gerekmektedir. İlk günler doktorunuzun isteği ile az tuzlu yemeniz gerekebilir. Hemşireniz tarafından verilen kefiri gün içinde tüketiniz ve her sabah bir yumurta yiyiniz.

.

Kişisel temizliğiniz: Servise geldikten sonraki günlerde kendi kişisel temizliğinizi kendiniz yapabilecek durumda olacaksınız. Ameliyatınızdan 3-4 gün sonra eğer yaranız müsait ise duş yapmanızda bir sakınca yoktur

Varis çorabı: Ameliyat sonrası bacaklarınızdaki kan dolaşımını düzenlemek amacıyla size anti-embolik özellik taşıyan çoraplar giydirildi. Bu çorapları evdeki dinlenme döneminizde gündüz giyip gece çıkarabilirsiniz. Varis çoraplarınızı taburcu olduktan sonra 2-3 hafta giymeniz yeterli olacaktır.

Göğüs Korsesi: Göğüs kemiğinizin çabuk kaynaması ve hareket ettiğiniz zaman ağrınızın olmasını için verilen göğüs korsesini 3-4 hafta kullanmanız gerekir.

Hastanede iken egzersizleriniz:

Bir an önce yataktan çıkarak aktif olmanız gerekmektedir.

  • Servise geldiğiniz gün: 15-20 dakika koltukta oturma

  • 2. günde: servis içinde 5-10 dakika yürüyüş ve sık sık kolytukta oturma

  • 3. günde: servis içinde her 2 saatte 5-10 dakika yürüyüş

  • 4. günde ve sonraki günlerde: her fırsatta 10-15 dakika yürüyüş

Yürüyüşleriniz sırasında omuzlarınızın üzerinde ve göğsünüzde ağrı ve genel olarak güçsüzlük hissedebilirsiniz. Bu tamamen normaldir, endişe etmeyiniz.

Kilo takibi: Özellikle idrar söktürücü kullanan hastalar serviste bulunduğu süre içerisinde her sabah servis hemşiresi tarafından tartılacaktır.

AMELİYAT SONRASI EVDE BAKIM

Başarılı bir ameliyatın ve iyileşme döneminin ardından yeniden evde olmak çok hoş bir duygu olacaktır. Ameliyattan sonra tam anlamıyla iyileşmelerinin 3- 6 hafta içinde gerçekleşecektir. Eve dönmenin verdiği kaçınılmaz heyecan 2-3 gün içinde mutlaka geçecektir. Kendinize yeterli dinlenme süresi ayırarak, ev içinde fizyoterapistinizin önerdiği şekilde egzersizlerinizi yapmaya gayret ediniz.

Psikolojik durumunuz: Ameliyattan hemen sonraki günlerde bazı hastalar bir depresyon dönemi (travma sonrası sendrom) yaşayarak, sinirlilik, hırçınlık, ajitasyon ve iyileşmedikleri hissine kapılabilirler. Böyle ciddi bir ameliyatın ardından bu tür psikolojik sorunların normal olduğundan emin olabilirsiniz.

Bu sorun iyi aile ilişkileri içinde çözülebileceği gibi psikiyatrik yardım gerekebilir.

Evde egzersiz programı: Düzenli egzersiz hayatınızın bir parçası olmalıdır. Haftada üç gün 20-45 dakikadan oluşan düzenli bir egzersiz programınız olmalıdır.

Bir haftanın sonunda yapacağınız yürüyüşlere ilk günlerde 5-10 dakika ile başlamanız ve daha sonraki günlerde kademeli olarak artırmanız önemlidir. İlk yürüyüşlerinizde yanınızda mutlaka birisi bulunmalıdır. Egzersizleriniz sırasında aşırı yorgunluk kesik kesik nefes alma, ağrı veya göğüste yanma gibi şikayetleriniz olursa en kısa sürede doktorunuza haber vermeniz gerekmektedir.

Evde banyo: Hastaneden ayrıldıktan sonra da kişisel hijyeninize dikkat etmeniz sizin için önemlidir. Pansuman ihtiyacınız yoksa evde her gün banyo yapmanızda bir sakınca yoktur. Banyolarınızı ılık su ile 10-15 dakikayı geçmeyecek şekilde yapınız.

Seyahatler ve araba kullanımı: Ameliyat sonrası dönemde araba kullanmanıza 8 hafta kadar müsaade edilmemektedir. Bu süreç içerisinde araba yolculuklarında arka koltukta oturup göğsünüzü yastıkla destekleyerek seyahat edebilirsiniz.

Çalışma hayatı: Kalp ameliyatı geçirdikten sonra hemen tam zamanlı olarak çalışmaya başlamanız uygun değildir. 3-4 haftadan sonra işyerinize önce 4-5 saatlik ziyaretler yapıp tekrar evinize dönebilirsiniz. 6 hafta sonunda tam gün çalışmaya başlayabilirsiniz.

Seks hayatınız: Seksüel ilişkilerinizi acele etmeden organize etmelisiniz. Çoğunlukla ameliyattan sonra 4 hafta beklemeniz önerilmektedir. Operasyondan sonra cinsel gücü artıran bazı ilaçlar kullanmak konusunda mutlaka kardiyoloğunuzu bilgilendirmeniz gerekir.

Namaz kılma: Ameliyat sonrası ilk dönemlerde normal secde pozisyonunda namaz kılmanız göğüs kemiğinizi zorlayacak ve ağrıya neden olabilecektir. İlk günlerde oturarak namaz kılmanızda bir sakınca bulunmamaktadır.

Oruç tutma: Kalp ameliyatı olan hastalar artık sağlıklı insanlar olsalar da oruç vücudu çok zorlayıcı olabilir. İlaçların düzenli kullanılamaması, uzun süreli susuzluk ve iftar sırasındaki yüklenme nedeniyle oruç tutulmaması önerilir. Bu durumu doktorunuza danışınız.

Sigara kullanımı: Sigarayı bırakmak için en uygun fırsat olduğunu biliniz.

SİGARA İÇMEYİNİZ VE SİGARA İÇİLEN ORTAMLARDA KESİNLİKLE BULUNMAYINIZ!

Alkol: Aşırı tüketilen alkol trigliseridinizi artırabilir ve kullandığınız ilaçlar ile etkileşime girebilir.

Yaralarınızın takibi: Ameliyat sonrasında bacak ve göğüs yaralarınızda az miktarda sarı veya kanlı sızıntı olması gayet doğaldır. Doktorunuz ve servis hemşireniz tarafından muntazam olarak yapılan pansumanlar ile bu durum düzelecektir.

Dikişlerinizin alınması: Yaralarınız genellikle vücut tarafından emilebilen, gizli dikiş tekniği ile mümkün olduğu kadar estetik olarak dikilmektedir. Göğsünüzde kalan diren dikişleriniz ilk kontrolde alınacaktır.

Kontroller: Taburcu olacağınız gün servis hemşiresi tarafından ilk kontrolünüzün ne zaman olacağı konusunda bilgilendirileceksiniz. Taburcu olduktan bir hafta sonra kardiyolog doktorunuz ve cerrahınız ile randevunuz olacaktır. Taburcu olduktan sonra cerrahi ve kardiyoloji ekibi ile irtibatınızı asistanımız sağlayacaktır.

İyileşme döneminde dikkat etmeniz gereken önemli belirtiler:

  1. Düzensiz ve hızlı kalp atışları

  1. Zorlu, sık ve kesik solunum

  1. Aşırı terleme ve ateş

  2. Ani görme kaybı veya bozukluğu ve baş dönmesi

  3. Basit eforlar ile gelen fenalık hissi

  4. Yaranızda iyileşme problemi

  5. Coumadin (Warfmadin) kullanan hastalarda INR tablonuzda beklenmeyen düşüklük (ikinin altı) veya yükseklik (üçün üzeri) olursa kardiyoloğunuza bilgi veriniz.

Herhangi bir durumda iletişim kuramazsanız direkt olarak ameliyat olduğunuz hastanenin acil polikliniğine müracaat edebilirsiniz.

UZUN DÖNEMDE TAKİP

Yıllık düzenli kontrollerde kapak hastalarına yılda bir kez ECHO, kapak beraberinde koroner bypass ameliyatı olmuş tüm hastalarımıza ameliyatın üzerinden 5 yıl geçmiş ise mutlaka bir kontrol anjiyografisi yaptırmalarını öneriyoruz.

Mekanik kapak takılan hastalar ömür boyu kullanacakları Coumadin (Warfmadin) dozunu ayarlayabilmek için her ay (2-4 hafta) INR baktırmak zorundadır. Hastalarımıza evde INR bakmak için bir cihaz almalarını öneriyoruz.

Coumadin (Warfmadin) kullanan hastaların kanamalı bir cerrahi müdahale (diş dahil) yapılacaksa doktorunu bilgilendirmeleri çok önemlidir. Bu işlem süresince kardiyolog tarafından Coumadin kesilerek kan sulandırıcı iğne başlanacak ve endokardit profilaksisi için antibiyotik önerilecektir.

KALP AMELİYATI SONRASI BESLENME

Coumadin (Warfmadin) kullanan hastaların kan sulanması artıran koyu kırmızı (kiraz, vişne, karpuz, pancar, domates v.b.) ve pıhtılaşmayı artıran koyu yeşil (roka, marul, ıspanak v.b.) yiyeceklerden sınırlı tüketmelerini öneriyoruz.

İlk 1 Aylık Dönem: Ameliyattan sonraki günlerde iyileşmenizin hızlı olabilmesi için bol miktarda enerji ve proteine ihtiyacınız olacaktır. Bu yüzden ameliyattan sonra geçireceğiniz ilk bir aylık dönemde hiçbir diyet yapmayınız. Az tuzlu olmak şartıyla istediğiniz her şeyi yiyebilirsiniz.

Herhangi bir sınırlama olmayan bu bir aylık dönemde, kızartmalar, kavurmalar, yağlı besinler (et, peynir), katı yağlar (tereyağı, iç yağı) vs. gibi herkes için zararlı olduğu bilinen gıdalar hayatınızda olmamalı. Pişirme yöntemi olarak ızgara, haşlama, fırında pişirme veya buharda pişirme yöntemleri kullanılmalıdır.

1 AYLIK DÖNEMDEN SONRA NELERE DİKKAT ETMENİZ GEREKİYOR

  • Kalp sağlığının korunması açısından yağsız kırmızı eti haftada 2-3 kez, diğer günlerde de tavuk, hindi (deri ve kanat hariç) ve balık gibi beyaz etleri tercih ediniz.

  • Her gün bir yumurta (kayısı kıvamında) tüketmeniz, kolesterolünüzü etkilemez.

  • Katı yağlar (tereyağı, iç yağı, margarin) şimdiden hayatınızdan çıkartıp sıvı yağları (zeytinyağı, fındık yağı, ayçiçek yağı, mısırözü yağı, soya) çeşitlendirerek kullanmalısınız.

  • Her gün 3-4 adet ceviz veya 10 adet çiğ fındık veya 10 adet çiğ badem tüketebilirsiniz.

  • Beyaz ekmek yerine kepekli, çavdar, yulaf, tam buğday, kara buğday ekmeği tercih ediniz.

  • Pirinç pilavı yerine bulgur pilavı tercih ediniz.

  • Haftada birkaç kez kuru baklagil yemeği (kuru fasulye, nohut, mercimek) ihmal etmeyiniz.

  • Meyve, sebze ve salata (az yağlı) tüketiminizi artırınız.

  • Süt ve yoğurdun toplam 2-3 su bardağını, yağsız beyaz peynirin ise günde toplam 2 kibrit kutusunu (yaklaşık 60 gr) aşmamasına özen gösterin.

  • Günde bir bardak kefir mutlaka tüketiniz.

  • Şekeri kesinlikle hayatınızdan çıkarınız

YASAKLAR

  • Kuyruk yağı, iç yağı, tereyağı, margarin ve katı yağlar

  • Kaymak, krema, yoğunlaştırılmış süt tozu

  • Karides, havyar, kalamar gibi deniz ürünleri

  • Tavuk derisi ve kanat

  • Aşırı yağlı börek, kek, yaş pasta, çörek, kurabiye gibi besinler

  • Günde 1 fincandan fazla kahve ve neskafe

  • İçeriğini bilmediğiniz hazır gıdalar

  • Kızartılmış ve kavrulmuş besinler

  • Sakatatlar: Karaciğer, böbrek, dil, dalak, beyin

  • İşlenmiş et ürünleri: sucuk, pastırma, salam, sosis v.b.

  • Sigara (Bypass damarlarının tıkanma nedenidir ve pıhtılaşma mekanizmasını tetikler)

  • Alkol (Coumadin-Warfmadin)ile etkileşim yapar)

KALP DOSTU BESİNLER

Sarımsak: İçinde bulunan besin öğelerinden dolayı damar içinde pıhtılaşmayı engelleyerek koroner kalp hastalıklarının oluşma riskini azaltır. Her gün 1-2 diş sarımsak yenilebilir. Coumadin (Warfmadin) kullanan hastalar sınırlı yemelidir.

Balık ve balık yağı: İçeriğindeki omega-3 yağ asitleri yüksek antioksidan özelliğindedir. Haftada 2-3 kez balık tüketimini öneriyoruz. Özellikle somon, uskumru, ton, sardalya, hamsi omega-3 yağ asitleri bakımından zengin balıklardır.

Ceviz, fındık: Yüksek antioksidan özelliği olan omega-3 ve E vitamininin yanı sıra magnezyum ve posa da içerir.

Yulaf, çavdar, tam buğday unu: B ve E vitamini içeriklerinden dolayı kalp hastalıklarını önleyici özellikleri vardır.

Yeşil çay: Bulunan polifenoller antioksidan özelliği nedeniyle kalp hastalıklarının engellenmesinde etkili oluyor.

Kırmızı Üzüm: İçeriğindeki yüksek antioksidanlardan dolayı kalp hastalıklarında olumlu etkisi vardır.

Domates-karpuz: Antioksidan özelliği olan likopeni yüksek oranda içerdiği için kalp hastalıkları oluşum riskini azalttığı görülmüştür. Coumadin (Warfmadin) kullanan hastalar sınırlı yemelidir.

Soya: Yüksek protein içeriğinin yanı sıra içerdiği B1, demir, çinko, fosfor, magnezyum sayesinde kalp hastalıklarının engellenmesinde etkili oluyor.

Keten tohumu: Doymamış yağ asitleri, potasyum, posa, E vitamini ve omega-3 içeriyor. Her gün 1 çorba kaşığı keten tohumunu yoğurt, çorba, sebze yemeği gibi besinlerin içine katarak tüketebilirsiniz.

DİYABET HASTALARININ TÜKETMEMESİ GEREKEN BESİNLER

  • Şeker ve şekerli tatlılar (Bal, reçel, pekmez, marmelat, şurup)

  • Şekerli bisküviler, pasta, kurabiye, kek, çikolata

  • Meşrubatlar (kola, gazoz, hazır meyve suları vb.), alkollü içkiler

  • Yağda kızartmalar, kavurmalar, yağlı sos eklenmiş yiyecekler

  • Sucuk, pastırma, salam sosis

  • Sakatatlar (Karaciğer, beyin, böbrek, dil, dalak, yürek vb.)

  • Bütün yağlı yiyecekler

  • İçeriği bilinmeyen hazır gıdalar

  • Kuyruk yağı, içyağı, tereyağı, margarin

  • Çok tuzlu besinler (Turşu, salamura, konserve)

  • Belirtilen miktardan fazla kuruyemişler

İlk Kontrolde sormak istedikleriniz:

İLETİŞİM BİLGİLERİ

Fulya Kardiyoloji’ye ulaşabileceğiniz telefon numaraları:

Randevu Merkezi: 0 (212) 830 1777 / 0544 830 1778, Asistan: 0533 763 2355

HAZIRLAYAN: Prof. Dr. Bingür SÖNMEZ